20 Kasım 2012 Salı

İstanbul

İstanbul...
zamanı geldi gözyaşım gibi aktın...
zamanı geldi huzurum oldun tüm güzellikler saçıldı denizine, havana, yollarına... 
güneşin saçtığı ışık gibi aydınlattın karanlık düşlerimi...
zamanı geldi aşkım oldun... SENİN SONUN BUNUNLA dediler ve sonuma SENİ yazdılar...
o SEN... ki... sende buldum...
İstanbul... 
bir hediye gibi...
bir armağan gibi...
bir ödül gibi...
İstanbul...



İstanbul'u yaşama fırsatı buldum bu senenin başında... harika geçen 5 ayın ardından bir kaç anlamlı kare kaldı elimde ama emin olun orayı çok özlüyorum...
Kendimden daha hiç bahs etmedim değil mi?
Ben Almanya'da yaşıyorum. Zamanında Dedem gelmiş, ardından babamı yanına almış ve buraya hayatlarını kurmuşlar. Sonrasında Babam Annemi de getirmiş buralara evlendikten sonra ve ailelerini burada kurmuşlar. Bir abim var ve iki kardeşim. Biri kız diğeri erkek, ama benden on sene sonra geldiklerinden dolayı bir Abladan ziyade Anne rolüm de büyüktür aile içerisinde. 
Biz dört kardeş de burada doğduk büyüdük ama dinimizi ve kültürümüzü ve ayrıca dilimizi en iyi şekilde öğrenerek yetiştirdi ailem. Bundan dolayı onlara minnettarım.
Biyoteknoloji mühendisliği son sınıfta okuyorum ve işte bu senenin başında erasmus öğrencisi olarak Fatih Üniversitesinde bir dönem okuma fırsatım oldu. Aynı zamanda da İstanbul'la tanışma fırsatım oldu... 


İnanın hayatımın en güzel dönemiydi. İstanbul'a dokunabilmek, yaşamak, hissetmek... İşte başta yazdığım nameler de bu İstanbul aşkından dökülen sözcükler...
Ama hala bitmedi İstanbul, tekrar gideceğim oralara.. O boğazın büyüsüne tekrar kapılmak için Ortaköy'e gideceğim. Ayasofya'nın, Sultanahmet Camii'nin maneviyatını hissetmek için Eminönü'nden yukarılara doğru yürüyeceğim... Anlatmakla bitmez ki o güzellikler....
Ben kendim nereli olduğumu söylemedim sanırım :) Ben İskenderun'luyum, Akdenizin gerçekten en güzel bölgelerinden biridir İskenderun. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder